Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda gündeme dair kritik açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın konuşmasının ana hatları şu şekilde sıralandı:
"SAHADA TAM KADRO OLARAK BULUNUYORUZ"
"AK Parti camiası olarak, teşkilatlarımızla, belediye başkanlarımızla, milletvekillerimizle ve kabinemizle sahadayız. 81 ilimizin her bir köşesinde, Türkiye'nin tüm ilçelerinde, beldelerinde, mahallelerinde ve köylerinde, yeni gönüllere ulaşmak için bir ay boyunca koşturan tüm yol arkadaşlarıma, özellikle de siz değerli milletvekillerime teşekkür ediyorum. Ayrıca, kurulmasından bu yana AK Parti’ye gönül vermiş tüm dostlarıma sevgilerimi ve saygılarımı iletiyorum."
"AK PARTİ'DE GÖREVLER GEÇİCİDİR"
Öncelikle dikkatinizi çekmek istediğim bir konu var. AK Parti’de "eski" kavramı yoktur. Partimizin temsil ettiği onurlu davaya inanan herkes, daima AK Partili olarak kalacaktır. Görevlerimiz geçici; asıl olan milletimize, ülkemize ve insanlığa hizmet etmektir. Cumhuriyet tarihinin en çok desteklenen partisi olarak, bu doğrultuda davranışlarımız da buna uygun olmalıdır. Biz, milletimizle bağlarımızı güçlendirirken bazı kesimler nifak tohumları ekmeye çalıştı. Bu tür kaygıların zamanla yersiz olduğu da anlaşıldı.

"YAĞMACILAR HİÇBİR ZAMAN DİNLENMEDİ"
İlk günkü kararlılığımızla hizmet etmeye devam ederken, bu süreçte bazı gruplar nefret söylemi geliştirmeye çalıştı. 23 yıl boyunca bizden nefret eden grupların en büyük tepkisini gördük. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Batı'nın değerlerini ve milletimizin inançlarını istismar eden bu yağmacıların öfkesi hala devam ediyor. Türkiye ve Türk milleti için varoluşsal düşmanlık besleyen bazı unsurları ise kendi amaçları doğrultusunda kullanmışlardır. 5. kol faaliyetlerinin bu kadar yaygın olmasının temel sebeplerinden biri köksüzlerin sayıca fazla olmasından kaynaklanmaktadır.
"MİLLETE KARŞI YAPILAN HER EYLEMİN HESABI SORULACAK"
Ülkeyi tehlikeye atacak kadar gözü dönmüş olanları asla unutmadık ve unutmamız da mümkün değil. Hem milletimiz hem de devletimiz, olan biteni belleğine kaydetmiş durumda. Bundan sonraki her tür sabotajın hesabı, adalet önünde sorulacaktır.

AK PARTİ TEŞKİLATINA DAVET
AK Parti'nin kapısını çalıp içeri giren herkesin ağırlanması bizim görevimizdir. Partimize katılanların inançlarını, sıkıntılarını ve beklentilerini bilmek ve bunları çözmekle yükümlüyüz. Bu asıl görevimizi unutmadan, geleceğe sağlam adımlarla ilerlemenin yollarını arayacağız. Sizlerden bu çerçeveye bağlı kalmanızı istiyorum. Ana hedefimizden sapmamak ve ülkemize kazandıracağımız pek çok projeye ve hizmete doğru çalışmak için daha fazla çaba göstermemiz gerekiyor.
"YOLSUZLUKLARIN KİTABINI YAZDILAR"
CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk olaylarını bir dizi haline getirseniz, Brezilya dizilerinden daha fazla malzeme ile karşılaşabilirsiniz. Üstelik bu belgeler, hizmetin içinden gelen bilgilerle ortaya çıkıyor. Gerçekler tam anlamıyla gün ışığına çıktığında, ne kendi yakınlarına ne de milletin karşısına çıkacak yüzleri kalmayacak.

"SKANDALI SAKLAMAK İÇİN İNSANLARI SOKAĞA DÖKÜYORLAR"
CHP yönetimi, iddiaları araştırmak yerine basit politikalar izlemekte. Yargı ile ilgili iddialara cevap veremeyen CHP, halkı sokağa dökerek, kaos ortamı yaratmaya çalışarak yaşanan skandalı örtbas etme peşinde. Çalan değil, yakalayanı eleştirmekle uğraşıyorlar. Yolsuzluk yapan, rüşvet alan ve gençlerin haklarını gasbedenler CHP kökenlidir. Bunu yaparken, bir kısmını siyasal projelerinde kullanıyor, diğer kısmını ise suç örgütleri aracılığıyla kendi çıkarlarına aktarıyorlar.
ÖZGÜR ÖZEL'E HATIRLATMA: MACUN TÜPTEN ÇIKTI
Buradan CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yönetimine bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. Seviye ne kadar düşerse düşsün, macun bir kez tüpten çıktı. Yolsuzluk gerçeği gün yüzüne çıkmıştır. Pislikleri örtmek mümkün değildir. Üstü örtülmeye çalışılan bu durumların ortaya çıkmasına asla izin vermeyeceğiz.
"SEN KİMSİN? SENİN GRAMIN NE?"
Uluslararası alanda beni ve Bakanımı şikayet edenlere, önce kendinizi sorgulamanızı tavsiye ederim. Senin gramın, senin kimliğin ne? Nasıl olur da böyle bir duruma kalkışırsınız? Ve bu marjinal gruplar, Şehzadebaşı'ndaki kabristanı yerle bir etmeye çalışıyor. Bu nasıl bir zihniyettir? Bu tarihî eserleri yıkmanın kime ne faydası vardır? Burada tarih yatmakta. Bu durumu asla kabullenemeyiz. Yargı, bu eylemlere katılanların peşine düşecek ve yüz maskeli teröristleri de bulacaktır.

SARAÇHANE EYLEMİNE TEPKİ
Tahminimce bu siyasetçiler, küfürbazlarla aralarına mesafe koyarak durumu kurtarmaya çalışıyor. Ancak daha önceleri millete hakaret edenleri protokolde ödüllendiren kendileri değil midir? 14-28 Mayıs seçimleri öncesinde hakaretler yağdıranları kahramanlaştıran onlar değil miydi? Bugün millete hakaret edenleri yalnızca AK Parti karşıtı oldukları için destekleyen de yine kendileridir. Ama bu durumda kalkıp bizleri suçlamaya çalışıyorlar. Bu durum, CHP’nin içinde bulunduğu çaresizliği ortaya koymaktadır.

CHP'NİN BOYKOT ÇAĞRISINA CEVAP
Şimdi ise ülkenin yerli ve milli markalarını boykot etmekten bahsediyorlar, medya dünyasına saldırıyorlar. Sayın Özel’in davranışları, hırslı bir şekilde dengesiz bir siyasetçi gibi görünmektedir. Tuttuğu yol doğru değil, konuştuklarını da duyguları ile ortaya koymamaktadır. Çıksın bu durumu millete izah etsin. Türkiye'yi uluslararası basında eleştirmek bir CHP geleneği mi? Böyle bir durumdan utanmıyor musunuz? Bu tavırla hem ülkeye hem de kendi partisine hayır getirmez.
"AHTAPOTUN BAŞI İSTANBUL'DA"
Bu yolsuzluk çarkında kimlerin olduğunu zamanla göreceğiz. İstanbul'da merkez olan bu seçkinlerin kollarının nereye uzandığını daha iyi anlayacağız. Soruşturmalar ilerledikçe daha fazla şey ortaya çıkacak ve CHP’nin nasıl yönetildiğini, paranın nasıl akıl almaz bir şekilde kullanımına dönüştüğünü de açıklığa kavuşturmuş olacağız.